Polonezköy Kahvaltı, Polonezköy Otelleri, Mangal...

Klonjawor Kahvaltı Fırsatı

Görüntüle

Kahvaltı ve Etmangal

Görüntüle

Polonezköy Bisiklet Fırsatı

Görüntüle

Polonezköy Turları

Görüntüle

Polonezkoy.net'e üye olun Polonezköydeki aktivitelerden Tesislerdeki kampayalardan haberdar olun. Aynı zamanda sitemizdeki fırsatlardan yararlanabilmek ve fırsatları satın alabilmek için sayfamıza üye olmanız gerekmektedir. Polonezkoy.net Ailesine katıldığınız için şimdiden Teşekkür ederiz. destek@polonezkoy.net

Polonezköy FırsatlarıDaha fazlasını görüntüle...

1500 TL

899 TL

Düğün Fotoğrafınız

200 TL

129 TL

Klon Jawor Suit Oda + Kahvaltı

300 TL

99 TL

Online Düğün Davetiyeniz

600 TL

400 TL

Kiralık Araba

DEVAMI İÇİN TIKLAYIN


VİTRİN - SİZİN İÇİN SEÇTİKLERİMİZ!

Klon Jawor Butik Otel

Defne Et Mangal

Adampol Konaklama

Yeji Dohoda Et Mangal

Stella Et Mangal

Rizi Pansiyon

Gülsen Restaurant

Piknik Park

SPONSORLARIMIZ

Vols Kuaför
Klon Jawor Polonezköy
oliwien
Babadağ Muhasebe

BLOGLAR

CZAJKOWSKI ya da SADIK PAŞA

Polonya ve Türkiye'nin ya da Lehistan ile Osmanlı İmparatorluğu'nun tarihindeki dönüm noktalarından biri, 1683 tarihindeki Viyana Kuşatması'dır. Kara Mustafa Paşa'nın Viyana önündeki yenilgisi Osmanlıların Avrupa'^daki ilerlemesini durdururken, galip gelen ordunun başında Polonya Kralı Jan III.Sobieski vardı. 

1795'te ise Polonya ve Litvanya Cumhuriyetlerinin toprakları Rusya, Avusturya ve Prusya tarafından işgal edilerek paylaşıldı. Polonya için tam 123 yıllık bir "yokluk" süreci başladı. Haritalarda artık adı yoktu. Osmanlı imparatorluğu bu süreç içinde Polonya'nın bir gün özgür kalacağına o kadar inanıyordu ki, Lehistan elçisinin sandalyesi, "Bir gün gelecek" düşüncesiyle Divan oturumlarında hep hazır bulunduruldu. Polonya yeniden doğuş umudunu 19. yüzyılda Osmanlıların Ruslara karşı kazanacağı zaferlere ve Osmanlı ordusunun paylaşılan Polonya'yı kurtarmasına bağlamıştı.

Ülkeleri işgal altında olan çok sayıdaki Polonyalı için Osmanlı imparatorluğu ikinci bir vatan oldu. Göçle İstanbul'a ve Anadoluya gelen Polonyalılar bir sığınmacı olmaktan çok değişik işlerde görev alarak Osmanlılara önemli hizmetler verdi.

Jozef Bem (Murat Paşa), Konstanty Borzecki (Mustafa Celaleddin Paşa) Wladyslaw Zamoyski (Yavaş Paşa), Wladyslaw Koscielski (Sefer Paşa), Antoni Ilinski (İskender Paşa) Seweryn Bielinski (Nihad Paşa), Alfred Bielinski (Rüstem Paşa) Osmanlı ordusunda generalliğe kadar yükselmiş, yalnızca seferde değil; iç ve dışişlerinde büyük yarar sağlamışlardı.

Bunların içinden birinin yaşam öyküsü, Polonezköy ile içiçe geçti. 1804'te doğan ve edebiyatı tutkun olan Michal Czajkowski, Paris'te sürgünde bulunan Prens Adam Czartoryski'nin emriyle İstanbul'a gelerek 1941'de Şark Ajansı'nı kurdu. Ajansın amacı, Osmanlı-Leh dostluğunu ve Lehlerdeki ulus bilincini güçlendirmek olduğu kadar, Rus karşıtı çalışmalar yaparak da Polonya'nın kurtuluşuna giden yolun açılmasına yardımcı olmaktı.

Kafkasya'da Rus ordusu askeri olarak zorla savaştırılırken Çerkezlere esir düşen Polonyalıları esir pazarlarıdan para vererek kurtaran Czajkowski, ilerde bir askeri lejyona dönüştürmeyi düşlediği Polonezköy'ü kurmaya karar verdi. Konuyu Prens Czajkowski'ye açtı ve iznini aldı. 1842'de Lazaryen rahiplere ait olan ormalık bir araziyi onlardan kiraladı. 19 Martta bu topraklarda yapılan ilk ev kutsandığında, köyün adı da, Prens Adam Czajkowski'ye ithafen Adampol oldu.

 Köyün oluşumuna yardım eden yalnızca Osmanlı İmparatorluğu değildi. Fransa da politik destek sağlamak amacıyla köyde yaşayanlara Fransız vatandaşlığı vererek onları hukuki koruması altına aldı. Böylece Osmanlı tabiyetinde olmadıklarından Rusların sınır dışı edilme talepleri karşılıksız kalacaktı.

Herkesin evinin kendisinin yaptığı Adampol'de toprak, tek odalı, kestane ağacından direkler üzerine kurulu, damları samandan yapılmış evler çoğalmaya başladı. Taban kırmızı kildi. Bu basit evler, bugünkü Polonezköy'ün temeli oldu.

Adampollülerin yaşamı da, Czajkowski'nin köyle ilgili mücadelesi de romanlarakonu olabilir. Ruslar sürekli olarak Osmanlı İmparatorluğu'ndan Czajkowski'yi sınır dışı etmelerini istediler. Bu girişimleri 1850'de Müslüman olup Mehmet Sadık adını almasına rağmen sürdü.

Adampollülerin düşü, Polonya'nın yeniden özgür olacağı günler geldiğinde, ülkelerine geri dönmekti. Ne var ki, Ignar Kepka dışında hiçbiri Polonya'nın 1918'deki bağımsızlığına kadar yaşamadı.

1853'te başlayan Kırım Savaşı'nda Osmanlı Ordusunun bir parçası olarak, Lehler, Ruslar, Kazaklar ve başka uluslardan gelen Slavlardan oluşan Osmanlı Kazakları'nın başında Mehmed Sadık Paşa vardı. Bu savaştan dönen askerlerin bir bölümü Adampol'e yerleşti.

1861'de Prens Adam Czartoryski'nin ölümünden sonra da PAris'teki Hotel Lambert Grubu'nun İstanbul'daki çalışmaları ve etkisi sürdü. Ancak Mehmed Sadık Paşa ile İstanbul'daki diğer yöneticiler arasında görüş ayrılıkları iyice büyüdü. 1863'te Osmanlı Kazakları'nın komutanlığından azledilmesi, 1866'da da eşi Ludwika Sniadecka'nın ölümü Mehmed Sadık Paşa'yı derinden sarstı.

1873'de kırgın ve yorgun bir adam olarak "yaşlıyken havasını solumak, kemiklerini orada bırakmak" istediği Ukrayna'ya gitti. Son yıllarında Ruslarla kurduğu bağlar nedeniyle Polonyalıların bir bölümü tarafından hain ilan edildi. 1877'de Sultan II.Abdülhamid'in Osmanlı-Rus Savaşı nedeniyle yeniden İstanbul'a çağırdığı Michal Czajkowski, bu çağrıya olumsuz yanıt verdi.

1886'da Ocak ayının dördüncü günü, Michal Czajkowski ya da Türk adıyla Mehmed Sadık Paşa'nın başına dayadığı tabancası, Polonezköy'ün gerçek kurucusunun belleğinden bütün anıları sildi.

Eski Polonezköy evlerinin duvarlarında nasıl Atatürk ile Pilsudski'nin resimleri yanyana idiyse, bugün köyde yapılan her törende de Prens Adam Czartoryski ile Czajkowski'nin resimleri yanyana asılıyor.

ŞAİR ve DİVA

Hayat öyle inanılmaz rastlantılarla doludur ki, olasılık hesaplarının efendisi olan Matematik bile, bazen onun karşısında diz çöker.

27 Mayıs 1956 günü, Nazım Hikmet'le Leyla Gencer'in ilk ve son karşılaşmasında da böyle oldu.

Leyla Gencer, Nazım'la karşılaşmasından bir gece önce, Alexandra Angela Minakowska'nın ülkesinde ilk kez şarkı söylemişti. Alexandra Angela Minekowska'nın yani annesinin !

Zeynep Oral, Leyla Gencer'in saygı uyandıran edasını, başı dik duruşunu, insan ilişkilerindeki duyarlılığını, öğrenme tutkusunu, disiplinli çalışmasını ve inatçılığını annesinden aldığını yazıyor onun hayatını anlattığı "Bir Tutkunun Romanı"nda...

Nazım Hikmet ise, Leyla Gencer ile karşılaştığı gün, cebinde soyadı hanesinde Borzecki yazılı bir Polonya pasaportu taşıyordu. Nazım Hikmet'in büyük dedesi Konstanty Borzecki de Polonyaılıydı.

Borzecki Polonyalı genç bir subayken ülkesinde ayaklanma sonunda bir çok leh askeri gibi işgal altındaki ülkesini terketti ve Osmanlı Ordusu'na katıldı. Yıllar sonra onu herkes Mustafa Celaleddin Paşa olarak tanıyordu. Türk ve Müslüman olmuştu.1869'da Osmanlıların Batılılaşması ve kökleriyle ilgili "Les Turcs Anciens et Modernes" adlı kitabı yazan da oydu; 1876'da Karadağ'da Türk Subayı olarak şehit düşen de...

Nazım Hikmet bir konuşma sırasında, "Zanabubda ı ve kardeşi, işgal altındaki Polonya'da devrimci eylemlere karıştıkları için yargılanacakları sırada, büyük büyük deden İstanbul'a kaçmış" demişti karısı Vera'ya... Kaderin bir cilvesi ki, Nazım da, uzun hapis yıllarının ardından, çok sevdiği memleketinden ve İstanbul'dan kaçmak zorunda kalmıştı. Ve Nazım Hikmet'i "Onur Vatandaşı" kabul eden Polonya Cumhuriyeti, ona pasaport vermişti.

İki büyük sanatçının da, köklerinin bir tarafı Polonyalı, bir tarafı Türk'tü.

Ve bir başka mucizedir ki, Leyla Gencer ve Nazım Hikmet baba evlerinin bulunduğu İstanbul'dan çok uzakta, büyük bir Leh sanatçını, Chopin'in doğduğu evde, Polonya topraklarında karşılaştılar.

Polonezköy Gordon Tepesi Anıt Mezar

Gordon Tepesindeki Anıt Mezar

Polonezköy Mezarlığı'ndaki en ilginç mezar, Gordan Tepesi adı verilen küçük bir tepede yapılmış olan Ludwika Sniadecka'nın mezarıdır. Polonezköy'ün var olmasında kilit rolü oynayan adamın, General Michał Czajkowski'nin ya da diğer adıyla Mehmed Sadık Paşa'nın eşiydi Ludwika Sniadecka.

Mezarın üzerindeki kırık sütun yarım kalmış bir yaşamı çağrıştırsa da, Polonezköylüler Sniadecka'nın bir Katolik olarak ölmediğini, bu sütunun onun inancındaki "kırılma"yı sembolize ettiğini düşündüler.

Śniadecka'nın anıt mezarındaki kitabede şöyle yazıyor. "Śniadeckiler'den / Ludwika / Sadık / Jedrej'in  kızı Jan'ın yeğeni / Osmanlı Ejderlerinin ve Kazaklarının Komutanı General Eşi / 22 Şubat 1866 tarihinde Konstantinopol'de Cihangir'de vefat etmiştir. / Adamköy'de Polonya mezarlığına defnedilmiştir."

Okuyup geçeceğimiz mezar yazıtlarından biri değildir bu. Sıra dışı birine aittir. Üzerinde bir yazar ve devlet adamı, bir hekim ve kimyacı ile bir matematikçi ve gökbilimcinin adlarını taşır. Ve bir şairin yaşadığı kırık bir aşk hikayesini...

13 Temmuz 1898' de Paris'teki bilimler Akedemisin'de Curie'lerin yazdığı bir bildiriyi arkadaşları Henri Becquerel okudu ve insanlık yepyeni bir elementle tanıştı. Curie'ler Polonya ve Polonya halkını onurlandırmak için buldukları elemente "Polonyum" adını verdiler.

Polonyumun bulunmasından yıllar önce, 1808'de, bir başka Polonyalının platinden ayrıştırdığı 44 nolu element, onun koyduğu adla, "Vestium" olarak bilim tarihinde yerini alamadı! Kitapların büyük bölümünde Rutenyum'u 1844'de Karl Kraus'un keşfettiği yazıyor.

Śniadecki, Osann&Berzelius ve Kraus tarafından üç kez keşfedilmesi(!) sözkonusu olan Rutenyum'un durumu bugün bile tartışılan bir konudur. Rutenyum'u ilk bulan kişi, Jedrzej Śniadecki, Polonezköy Mezarlığı'nda yatan Ludwika'nın babasıydı.

Buluşunun onaylanması için St. Petersburg Bilimler Akedemisi ve Paris Ulusal Enstitüsü'ne yaptığı iki başvurudan da olumsuz yanıt gelince, büyük hayal kırıklığı yaşamış ve çalışmalarına uzun süre ara vermiştir.

Jedrzej Śniadecki, Polonya bilim tarihinin en önemli kişilerinden biriydi. Tıp eğitimi almış; fizik, kimya, felsefe, biyoloji ve çocuk eğitimi üzerinde çalışmış; Lehçe kimya terminolojisini ilk o yazmıştı.

Ludwika Śniadecka'nın amcası Jan Śniadecki, ünlü bir matematikçi ve gökbilimciydi. Kocası Michał Czajkowski (Mehmed Sadık Paşa) ise yalnızca bir general değildi, bir yazardı da...

Ludwika onunla evlenmeden önce, Polonya'nın büyük şairlerinden Juliusz Słowacki, Vilna Üniversitesi'nde öğrenciyken Ludwika'ya gönlünü kaptırmıştı. bu karşılıksız aşk, yaşamının sonuna kadar Słowacki'nin yapıtlarında bitmeyen bir tutku olarak gizlendi.

Şairliği Adam Mickiewicz ile kıyaslanan ve onunla büyük bir edebi çekişmeye giren Słowacki, bu öfke nedeniyle Mickiewicz'in bulunduğu yerlerden uzakta durdu. Paris'ten ayrılıp Cenevre'ye gitmesi de bu yüzdendi. Ama Polonyalılar, birbirine küskün iki büyük şairi, öldükleri zaman Krakov'daki Wawel Katedrali'nin kriptosuna yan yana gömdüler. Barıştırmak istercesine...

Ancak az daha Polonezköy Mezarlığı'nda bir mucize gerçekleşecekti! Adam Mickiewicz 1855'de İstanbul'da öldüğünde, Ludwika Śniadecki'nın kocası Michał Czajkowski şairi Polonezköy Mezarlığı'na gömmek istedi. Ama düşüncesini gerçekleştiremedi.

Bu gerçekleşmiş olsaydı, Mickiewicz bugün Krakov'da en büyük edebi rakibi Słowacki'nın yanında değil; İstanbul'da Polonezköy Mezarlığı'nda Słlowacki'nin büyük aşkı Ludwika Sniadecka ile yan yana yatıyor olacaktı!

Kaynakça: Akgün Akova " Ayyıldızın Altındaki Kartal POLONEZKÖY " kitabından.

 

Polonezköy Bisiklet

POLONEZKÖY BİSİKLET

Polonezköyün eşsiz doğasında bisikletle gezi keyfini yaşamak için polonezköye gelmeniz yeterli.

Polonezköyde 4 Mevsim Bisiklet Kiralamak için;

İrtibat: Polonezköy Bisiklet 0216 432 31 62 - 0539 674 45 35 Özer OKUMUŞ

Facebook: facebook.com/polonezkoybisiklet

polonezkoybisiklet.com

Polonezkoy.NET' den ulaştığınızı söylerseniz artı avantajlardan yararlanırsınız.

Keyifli Sürüşler...

Beykoz Polonezköy Cam Sanat Merkezi İletişim

CAM SANAT İLETİŞİM

Adres: 75.Yıl Caddesi, Polonezköy, Beykoz, İstanbul, 34829 (merkezden sola içeri girip yaklaşık 100 metre yürüme mesafesinde sağda, önünde Geri Dönüşüm Cafe mevcuttur.)
Telefon: 0 216 432 99 99
Açılış Saatleri: Her gün 09:00 - 18:00 saatleri arasında açıktır.

Beykoz Kaymakamlığı tarafından Beykoz'da camcılık mirasını yaşatmak, Beykoz Camcılığının tarihi mirasını korumak ve turizme kazandırmak amacıyla Polonezköy'e kazandırılmış bir sanat merkezidir.

Beykoz Cam Sanat Merkezi, Beykoz ile özdeşleşmiş "cam" sanatının, Beykoz Kaymakamlığının katkılarıyla birlikte Polonezköyü İlkokulu olarak bilinen eski binanın restarasyon çalışmaları neticesinde hizmete giren ve Polonezköy ile ilgili eşyalarında üretileceği, kurslar, dersler ve eğitimlerin düzenlendiği bir cam atölyesidir.

Polonezköy'ün popüler gezi mekanlarından birisi konumunda olanBeykoz Cam Sanat Merkezi'ni ziyaret ederek;

  • Cam eşyaların sergilendiği show room'u gezebilir,
  • Cam ile stres atmak ve hoşca vakit geçirmek isteyenler için düzenlenen gezi, kurs ve eğitimlere katılabilir,
  • Hediyelik eşyalardan satın alabilir,
  • Bahar ayında hizmete girecek Geri Dönüşüm cafe'sinde, yemyeşil doğada dinlence keyfi sürebilirsiniz.

 

Cam Sanat Merkezi

 POLONEZKÖY CAM SANAT MERKEZİ

Beykoz Cam Sanatları ve Turizm Derneği yönetimi, Beykoz Kaymakamı Süleyman Erdoğan ve Beykoz Belediye Başkanı Yücel Çelikbilek başkanlığında biraraya geldi. Kaymakam Erdoğan toplantıda “Cam Sanatında Yeni Ufuklar” Projesi hakkında bilgi verdi.

Beykoz’un camcılık geleneğini geleceğe taşımak amacıyla başlatılan, Beykoz Camcılığının Tarihi Mirasını Koruma ve Geleceğe Kazandırma Projesi’nin son durumu hakkında fikir alış verişinin yapıldığı toplantıya ilçedeki cam atölyelerinin temsilcileri katıldı.

Dernek çalışmalarının daha aktif olması gerektiğini belirten Beykoz Kaymakamı Süleyman Erdoğan, Avrupa Birliği 2014 Yılı Mesleki Eğitim Öğrenci ve Personel Hareketliliği ‘ERASMUS+’ kapsamında kabul edilen, Beykoz Cam Sanatları ve Turizm Derneği, Beykoz Kız Teknik ve Meslek Lisesi, Nuh Kuşçulu Teknik ve Endüstri Meslek Lisesi ile ortak yazılan ‘Cam Sanatında Yeni Ufuklar’ adlı proje hakkında bilgi verdi.

Çek Cumhuriyeti’nde Cam Eğitimi 

Erdoğan ayrıca, ilgili okullardaki öğrenci, yönetici ve derneğe bağlı cam işletmecilerinden belirlenen 15 kişinin cam sanatında ilerlemiş olan Çek Cumhuriyeti’nde bulunan cam sanat okulunda yedi günlük eğitim alacağını, bu eğitimlerde sıcak cam, kalıp yapımı aşamaları, cam boyama çalışmaları, gravür ve dekor ile ilgili çalışmaların inceleneceğini belirtti.

Beykoz Belediye Başkanı Yücel Çelikbilek de, ilçede cam kültürünün ve değerinin tekrar canlandığını, Beykozluların bu yönde atılan her çalışmayı desteklediklerini ifade ederek, “Polonezköy’de kurulan cam sanat merkezi, yerli ve yabancı turistlerin ilgisini çekmeye başladı. Anadolu Kavağı’ndaki çalışmalarımız da tamamlanınca, ilçemizin en önemli değeri olan ‘Cam Sanatı’ tekrar hakkettiği canlılığı yakalayacaktır. Biz belediye olarak bu yönde atılacak her adımı, her çalışmayı destekliyoruz.”  dedi.

 Beykoz'un yüzlerce yıllık camcılık geleneğini yeniden canlandırmak üzere başlatılan "Beykoz Camcılığının Tarihi Mirasını Koruma Ve Turizme Kazandırma Projesi" kapsamında Polonezköy'de kurulan "Cam Sanat Merkezi" İstanbul Valisi Hüseyin Avni Mutlu'nun katılımıyla 13 Mayıs 2014 tarihinde açılmıştır.

Açılışa Vali Mutlu ve eşi Gül Mutlu ile beraber Polonya İstanbul Başkonsolosu Miroslaw Stawski, Beykoz Kaymakamı Süleyman Erdoğan, İlçe Belediye Başkanı Yücel Çelikbilek ve Polonezköylüler katılmıştır.

Açılış töreninde Vali Mutlu, İstanbul'un el sanatlarına sahip çıkma hususunda bir zorunluluğu olduğunu ifade ederek "Bu zorunluluk şehrimizin kültürüne olan katkısı kadar turizme olan katkısıyla da büyük bir katma değer katacaktır. Ümit ediyorum ki burası Beykozluların da sahip çıkmasıyla cam işçiliğinin önemli merkezlerinden biri olacak." demiştir.

 

Beykoz'un yüzlerce yıllık camcılık geleneğini yeniden canlandırmak üzere başlatılan "Beykoz Camcılığının Tarihi Mirasını Koruma Ve Turizme Kazandırma Projesi" kapsamında Polonezköy'de kurulan "Cam Sanat Merkezi" İstanbul Valisi Hüseyin Avni Mutlu'nun katılımıyla 13 Mayıs 2014 tarihinde açılmıştır.

Açılışa Vali Mutlu ve eşi Gül Mutlu ile beraber Polonya İstanbul Başkonsolosu Miroslaw Stawski, Beykoz Kaymakamı Süleyman Erdoğan, İlçe Belediye Başkanı Yücel Çelikbilek ve Polonezköylüler katılmıştır.

Açılış töreninde Vali Mutlu, İstanbul'un el sanatlarına sahip çıkma hususunda bir zorunluluğu olduğunu ifade ederek "Bu zorunluluk şehrimizin kültürüne olan katkısı kadar turizme olan katkısıyla da büyük bir katma değer katacaktır. Ümit ediyorum ki burası Beykozluların da sahip çıkmasıyla cam işçiliğinin önemli merkezlerinden biri olacak." demiştir.

 

Açılış'tan Notlar
Vali Mutlu protokol üyeleri ile birlikte merkezin açılışını gerçekleştirmiş, Cam Sanat Merkezi'ni gezen Vali Mutlu merkezde eğitim gören kursiyerler ve eğitmenleri ile görüşerek yapılan işler hakkında bilgi almıştır. Vali Mutlu daha sonra merkezde üretilen eşyaların sergilendiği ve son kullanıcıya ulaştırıldığı Showroom'u gezerek el emeği göz nuru eserleri incemiştir.

Polonezköy Muhtarı Sayın Frederik NOVVİCKİ:
Hoşgeldiniz, Polonez'in turizminin gelişimi için Cam Sanat Merkezi önemli. Başta kaymakamımız olmak üzere emeği geçen herkese teşekkür ederiz.

Beykoz Belediye Başkanı Sayın Yücel ÇELİKBİLEK:
Camın turizme kazandırmamızda Polonezköy, Beykoz'un dışarıya dönük yüzüdür. Beykoz'un camcılığı dışarıdan gelenlerle bir kez daha kavranacaktır.

Beykoz Kaymakamı Sayın Süleyman ERDOĞAN:
Bizlerle beraber olan herkese saygılar sunuyorum. Proje, Beykoz camcılığının tarihini koruma ve turizme kazandırma amaçlıdır. Turizmin canlanması için camı araç olarak kullanıyoruz. Projemiz uygulama aşamasındadır. Cam kursiyerlerimiz var. 13 kursiyerimizi İtalya Murano adasına göndereceğiz. Halk eğitim bünyesinde de kurslarımız devam edecek. Bugün açacağımız Cam Sanatları Merkezimiz, Polonezköy'de eski bir okuldu. Belediye başkanlığımızın da destekleriyle bu binamız cam Sanat Merkezi ve Showroom olarak hizmet verecek. Yakın zamanda aynı tesislerden Anadolukavağı'nda da kurulacaktır. 1980'lerde Beykoz'da bir "Camköy" kurulması planlanmış ancak sonuçlanamamış. Eğer o gün Camköy kurulsaydı, bugün Beykoz İtalya'nın Murano'sundan daha gelişmiş bir yer olacaktı. Polonezköy yoğun bir turizm bölgesi. Buradan Riva'ya kadar olan bölgeyi "Cam Vadisi" olarak nitelendiriyoruz. Burada bir "Cam Park" kurmak istiyoruz. Katılan herkese teşekkür ediyorum.

İstanbul Valisi Sayın H. Avni MUTLU:
Herkesi saygı ve sevgiyle selamlıyorum. Böyle bir köyde, Polonezköy'de ortak tarihimize sahip çıkma kapsamında böyle bir proje oluşturmak güzel bir olay. Beykoz'un tarihi mirasına sahip çıkmak adına güzel bir proje. Paşabahçe bugün cam ile bir marka olmuştur. Artık adı vardır ama kendisi yoktur. Camı tekrar canlandırmak adına gecikilmiş ama güzel bir projedir. Camın tarihindeki yerini tekrar kazandırmalıyız. Hem de geçim kaynağı ve katma değer olacaktır. Başta İstanbul Kalkınma Ajansımız olmak üzere, belediyemiz ve işadamlarımız gereken önemi daha da verecektir. Bu projeye sahip çıkan, destekleyen herkese saygılar sunuyorum.

 

Havale İle Ödeme

HAVALE ile ÖDEME

Beğendiğiniz bir fırsat olduğunda, sayfamıza üye olmadan da satın alma işlemini gerçekleştirebilirsiniz.

Satın almak istediğiniz fırsat başlığını destek@polonezkoy.net mail adresine gönderin, sizlere havala yapacağınız banka hesap no'muzu iletelim.

Ödemenizi gerçekleştirdikten sonra sizlere vereceğimiz ticket no'su ile fırsatınızı kullanabilirsiniz. Polonezkoy.net'i takip etmeye devam edin.

Saygılarımızla

Polonezkoy.net

Canlı Destek

CANLI DESTEK

Sayfanın sağ alt köşesindeki Kutucuk Canlı Destek olarak gözüktüğünde operatörlerimizden hızlı bir şekilde online destek alabilirsiniz.

Bu servis ile hızlı bir biçimde bilgilendirilmiş olursunuz.

Saygılarımızla,

Polonezkoy.net


DEVAMI İÇİN TIKLAYIN

x

Hesap Oluştur









Kullanım koşullarını ve Gizlilik sözleşmesini kabul ediyorum.


x

Oturum Aç

Şifremi Unuttum?